21 Ekim 2010 Perşembe




Ah sevdiğim!


Şimdi yanımda olsan.


Seninle konuşsam


Baksam yüzüne


Sevdiğime kavuşsam....

12 Ekim 2010 Salı


Ey aşık olduğum
Ey AŞK yerine koyduğum
Seni sevmem için bir fırsat ver bana...

11 Ekim 2010 Pazartesi


Bir damla gözyaşıydın hüzünlü şarkılara katık ettiğim

Ve duyulmamış sözdün sevdalardan beklediğim...

10 Ekim 2010 Pazar

Gittin …
Bir veda bile etmeden, kendini benden almadan terk edip gittin..
Ve bittim.
O yolun başında öylece kaldım.
Ardından sadece bakmak kaldı gözlerime, ağlayamadım.
Oysaki gidişine ağlıyordu ruhum.
Ellerim yalnızlığı ile tanışıyordu.
Ve sen aldırmadan bırakıp gittin.
Artık dönüşlerin bir faydası yok dönme..
Nasıl bıraktıysan rahat rahat, aldırmadan.
Şimdi git…
Ellerim alıştı yalnızlığına, ruhumda ağlamıyor artık..
Belki bir gün başka biri uğruna…
Belki bir gün….

Korktum..
Yerli yersiz sevdalarda kırıldı kalbim.
Her defasında mutlu olmak için çıktım yola bohçamda sevgiye susamış yüreğim ve ilk molada yitirdim ümidimi..
Şimdi bir başımayım yolun başında bir adım atsam diyorum tekrar , tekrar kırılır mı kalbim, güvenebilir miyim yeni bir aşka...

7 Ekim 2010 Perşembe

3 Ekim 2010 Pazar

Gidişin..


Koca bir düğüm gibisin boğazımda. Gidişinin acısını kimseye anlatamıyorum. Daha doğru düzgün yaşayamadım bile bu acıyı.. Düğümleniyorum.. Düşündükçe seni, gittiğini içimde kocaman bir çığlık kopuyor..Şimdi diyorum doya doya yaşa bu acıyı şimdi..Yine olmuyor. Birşeyler bıçak gibi kesip alıyor.Seni,gidişini hakkıyla yaşayamıyorum. Bu da beni mahvediyor. Konduramıyorum desem biliyorum yoksun. Seni veren Rabbim, zamanı gelince seni aldı. Biliyorum. Ama işte acın öyle büyük ki.Yaşayamıyorum. Doya doya ağlamak, özlemini haykırmak, avaz avaz yaşamak istiyorum bu acıyı. Olmuyor. Biriktikçe birikiyor bu acı içimde. Nerede, ne zaman çıkar ortaya. Ne zaman yaşarım bilmiyorum.

Seni özlüyorum.Hayatımın 22 yılını.Senle geçen tam 22 yıl.Çocukluğumuzu, yaramazlıklarımızı,kızgınlıklarımızı..Yaptıklarımızı, yapamadıklarımızı, hayallerimizi, bizi,seni özlüyorum...

SADECE 1 GÜN :)


Ne kadar benciliz kimilerimiz aşk konusunda. Etrafımdaki olaylara baktıkça anlıyorum bunu. Yada çevremdekiler düşüncelerini bana anlattıkça. Eğer bir insan birine aşıksa "ömrüm boyunca benimle olsun, beni sevsin, benim yanımda olsun, yaşlanınca o olsun, ölürken o olsun, o olsun da o olsun" diyor. Anlamıyorum. Neden bu kadar uzun vade? Ben mesela aşığım diyelim :) sadece 1 gün bile yeter bana. Onunla bir gün geçirmek. Ama şöyle tadına vara vara, eğlenceli.. Hiçbir ön yargı olmadan, kim aşık düşünmeden sadece bir gün.. Öyle romantik olmasına da gerek yok... Sabah kahvaltı etsek mesela, sonra vapura binsek, ordan Taksim' e insek.. Yürüsek yol boyu..Gördüklerimize şaşırsak, yada bir kıyafet baksak üstün körü... Sonra acıksak, yemek yesek ama şöle içten, samimi..Sonra sıcak bir çay.. Tekrar yola düşsek.. Güzergah belli olmadan.. Ayaklarımızın götürdüğü yere... Sadece bir gün. Hesapsız, plansız.. Yaşadıklarımızı kâr bilsek...Yaşadıklarımız için sevinsek... Bana bu kadarı bile yeter... Bence size de yetmeli..

Ailemizin yeni üyesi :))))


Dün itibari ile ailemize yeni bir üye katıldı. KUZİNELİ SOBA :))) Benim yoğun ısrarlarım karşısında dayanamayan canım annem bu üyeyi kabul etti. Ve dün evimizdeki yerini aldı. Onunla ilgili çok hayallerim var... Kestane olsun, mantar olsun, patates olsun, ekmek olsun :))) Sizleri de bekleriz efendim...

Dışarıda yağmur var, bizim evde kuzineli sobada pişmiş ekmek keyfi...Bol tereyağı ve çay eşliğinde... Darısı başınıza :)


Not. resim alıntıdır.. Bizim ekmek midemizin derinliklerinde ...

1 Ekim 2010 Cuma